Home / BANKALAR / Bankalar Krize Dayanıklı Mı?

Bankalar Krize Dayanıklı Mı?

Ekonomik kriz maalesef ismin sıkça duyduğumuz ve ülke halkı olarak geçmişte çok sıkıntısını çektiğimiz bir durumdur. Özellikle de 2000’li yıllarda yaşanan ekonomik buhran birçok kişinin batmasına ve ya da işini, evini, arabasını kaybetmesine neden olmuştur. O dönemde yaşanan ekonomik krizde en büyük pay kuşkusuz sağlam bir yapısı olmayan bankalarındır. Küçük bir sarsıntıda birçok bankanın o dönemde battığını ve binlerce kişiyi mağdur ettiğini biliyoruz. Özellikle de makalemizi bu yönde yazarak, ülkemizde bulunan bankalar krize dayanıklı mı sorusuna cevap vereceğiz. Bankaların risk durumlarını bu yazımızla dahi iyi kavrayabiliriz. Bunun için okumaya devam edin lütfen

Bankacılık çok eskiden beri neredeyse Roma İmparatorluğundan beri yapılan bir iştir. O dönemden günümüze birçok anlamda fonksiyonel değişikliğe uğradı; ama modern anlamda bankacılığın  özellikle de 1929 ekonomi buhranı sonrası oluşmaya başladığını söyleyebiliriz. Başta ABD olmak üzere birçok ülkede ortaya çıkan sosyal ekonomistler modern bankacılığın oluşmasında büyük katkıda bulunmuşlardır. Ekonomik temellendirme aşamasında büyük ekonomist Adam Smihit’in de bu anlamda büyük yararlarının olduğunu söyleyebiliriz.

Günümüzde özelikle de Türkiye için ise bankacılık anlamında yeniden yapılanma yılları 2000’den sonra başlamıştır. 1999 ve 2000 ekonomik krizlerinden sonra ülkemizin bankalarının aslında yapısal anlamda çok da güçlü ve dirençli olmadıkları görüldü. Belki de bu gelecek dönemde çok daha zorlaşacak olan bankacılık hayatı ile ilgili erken bir yapılanma fırsatı sunması açısından bir şanstı. Bu sayede birçok Avrupa ülkesinden önce hareket eden Türk bankaları sağlam temeller üzerine yeni bir bankacılık anlayışı inşa etti.

2008 yılında başta Amerika Birleşik Devletlerinde çıkan bankacılık krizinde birçok finans kuruluşunun battığını biliyoruz. Hatta neredeyse 200 yıllık bir maziye sahip ve çevirdiği para miktarının trilyonlarca dolar olan ünlü finans kuruluşu Lehman Brohters ( Lehman Kardeşler) bankasının batışı da bu yönüyle hem acıklı hem de ibret verici idi. Belki ülkemizde 2000 krizi ile birçok banka battı ama devlet bu bankaların yaratmış olduğu ekonomik kaosu bir şekilde bertaraf edebilmiştir. Çünkü batan bankaların parasal hacimleri çok büyük değildi ve telefi edilecek bir noktadaydı.

Ama Amerika’da sadece Lehman’ın batırmış olduğu miktarın 600 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir.  Bu açıdan bankacılık hadislerinin değerlendirilmesi çok daha sağlıklı olacağı kanaatindeyiz. Ülkemizdeki özel ya da kamu bankalarının risk durumları nasıldır? Sonuçta milyonlarca kişi bu bankalar ile sürekli çalışmakta ve bankalara güvenerek çok büyük yatırımlar yapmaktadır.

Hatta devlet bile ihale verdiğinde, ihaleyi alacak kişi bu çapta büyük yatırımları yapabilmek için yine bu bankalara başvuru yapmak durumundadır. Örneğin 3. Havalimanı için tahmini 21 milyar doların ihale edildiği bilinmektedir. Bu ihaleyi alan ortak gruplar parayı bulabilmek için bankaların kapısını çalmışlardır. Bu da yine güçlü bankacılık ile mümkün olabilir.

 

Türk Bankları Krizlere Hazırlıklı Durumda

Olası yeni bir krizde bankaların ne gibi önlemler alacağı ya da krizi nasıl yönetecekleri konusunda iyi bir tecrübeye sahip olduklarını biliyoruz. Çünkü geçmişte buna benzer bazı hadiseler yaşanmış ve bankalar da buna göre bağışıklık kazanmıştır diyebiliriz. Parasını bankada tutan ya da gelecek adına birikim yapmak isteyip de herhangi bir banka ile BES konusunda anlaşan kişilerin bu konuda rahat olmaları gerekmektedir. Çünkü hem ülkemizin bankacılık alanında sahip olduğu tecrübe hem de devletin belli bir limite kadar banka müşterilerini korumasından dolayı bu gibi yatırımların yapılmasında bir sorun çıkmayacaktır.

Türk bankacılığının yapısal direnç gücünü ve krizlere karşı gösterebildiği refleksleri iyi analiz edebilirsek aslında bankalarımızın iyi bir durumda olduğu ve gelecek adına bankaların herhangi bir sorunun yaşama ihtimalini olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Zaten belki de herkesin dikkatini çeken bir konu haline gelen ekonomik kriz anında faiz indirimine gitmek hiç de kolay olmayan bir karardır. Bankalar ülkemizin yaşamış olduğu son ekonomik hadisler sonrası daha çok kredi verebilmek için mevcut faiz oranlarını hızla aşağı çekerek olası herhangi bir krize karşı da dayanıklı olabileceğinin sinyallerini vermiş oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir